Bembeyaz teniyle, sarı saçları dağınık halde önümdeydi Riley Jenner. İlk kez böyle bir sahnede olduğunu biliyordum ama utangaçlığı değil, açlığını hissediyordum. Gözleri parlıyordu, dudaklarını ısırıyor, içinde sakladığı o lanet arzuyu dışa vurmak için can atıyordu. Büyük göğüslerinin titreyişini izliyor, kıvrımlarını avuçlarımla keşfe çıkıyordum. Kalçası sanki sadece beni davet ediyordu; o dolgun poposuyla her seferinde daha derine inmek istiyor, benim sertleşen yarağımı içine alacak kadar cesur olduğu anları bekliyordu.
Ellerimle saçlarını araladım, boynunu öpmeye başladım; diliyle karşılık verdiğinde sapıtma sınırını aştık. İnce boğazından aşağıya süzülen tükürüğümün tadını çıkarırken dudaklarını yarağımdan çekmedi bir an olsun. Sakso yaparken nasıl yavaş yavaş kendinden geçtiğini, nefesinin hızlandığını duyuyordum. Amcığını oralara götürüp sertçe emdirirken yüzündeki ifadeye bayılıyordum; o saf teslimiyet ve kontrolsüz zevk karışımı bakışlar hiç unutulmazdı.
Birdenbire diz çöküp şu kalçasının altına yerleşip tekmelerle yaslandım onu arkadan yakaladım. Yumuşak amını yalayıp ısırmaya başladım korkunç iştahla. O da ellerini belime sardı, geri çekilip fena halde köklüyor beni içeride. Her dalga daha sert daha acımasızdı; amcığını çatlatana kadar hareket ettim üzerinde. Göğüsleri titriyor, hırıltılı nefesi kulaklarımda yankılanıyordu. İçimi boşaltmak için sabırsızlanırken sonunda sıktım tüm spermi onun dar amcığına.
Agrıtan ve aynı zamanda tatlı o orgazm sonrası hemen rahatlamış bir şekilde yere yığıldık ikimiz de; kendi kirli dünyamızda boğulurken ilk defa yaşanan bu çıplak ve vahşi deneyimin ağır kokusunu soluyorduk hâlâ…